T.C.
ADANA VALİLİĞİ
İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
 
 
İl Sağlık Müdürlüğünün “Hava Kirliliği” ile İlgili Basın Bülteni
 
İçinde bulunduğumuz mevsim itibarı ile hava kirliliği ve karbonmonoksit zehirlenmelerinin arttığı bir döneme girmiş bulunmaktayız:
 
Hava, etrafımızı saran gaz karışımıdır. İçinde yaşadığımız hava katmanına atmosfer denir. Temiz hava içerisinde yaklaşık olarak %78 azot, %21 oksijen ve %1 oranında da diğer gazlar, toz, su buharı gibi maddeler bulunmaktadır. İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyacı vardır ve oksijeni solunum yoluyla havadan alır. Hava canlılar için vazgeçilmezdir ve havanın kirlenmesi canlıların sağlığını olumsuz etkilemektedir. Doğal olarak havada bulunmayan maddelerin ya da normalde zararlı olmayan miktarlarda bulunan maddelerin artmasına bağlı olarak canlıların yaşamını, insanların sağlığını olumsuz etkileyen, fiziksel zararlara yol açan ve ekonomik kayıplara neden olan duruma hava kirliliği denir.
 Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hem kapalı alanlardaki hem de açık alanlardaki hava kirliliğinin 2012 yılında tüm dünyada 7 milyon kişinin ölümüne neden olduğunu açıklamıştır. Bu ölümlerin % 40’ı iskemik kalp hastalıkları, %40’ı inme (felç), % 11’i kronik tıkayıcı akciğer hastalığı (KOAH), % 6’sı akciğer kanseri ve % 3’ü çocuklardaki akut alt solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Yine aynı açıklamada bu ölümlerin % 88’inin düşük ve orta gelişmişlik düzeyine sahip ülkelerde görüldüğü belirtilmiştir.
Evlerde ısınma amacıyla kömür, odun, kuru bitki kök ve dalları ve tezek yakılmasının neden olduğu ev içi hava kirliliğine bağlı olarak dünyada her yıl 4.3 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Kadınlar ve çocuklar ev içi hava kirliliğinden daha çok etkilenmektedirler. Çocukların etkilenimi anne karnında başlamakta, bu durum akciğer gelişimini bozmakta, sık solunum yolu enfeksiyonlarına, astım ve alerjik hastalıklara ve hatta otizme yol açmaktadır. Kadınlarda ev içi hava kirliliği sigara kullanılmadığında bile kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım, alt solunum yolu enfeksiyonları, karbon monoksit zehirlenmesi, ve akciğer kanserine neden olmaktadır. İç ortam hava kirliliği, önlenebilir risk faktörleri içinde 10. sıradadır. Özellikle güneş görmeyen, dar, kapalı ve iyi havalandırılmayan alanlar hava kirliliğinin yoğun olduğu alanlardır.
2013 yılında Uluslararası Kanser Ajansı’nın dış ortam hava kirliliği etkenlerini insanlar için kanser yapıcı sınıfına aldığını, özellikle kirleticilerden Partiküler Madde (PM) bileşeninin, başta akciğer kanseri olmak üzere tüm kanser tipler ile yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Ulusal Hava Kalitesi İndeksi’’ oluşturulmuştur. 5 temel kirletici için hava kalitesi indeksi hesaplanmaktadır. Bunlar;  partikül maddeler (PM10), karbon monoksit (CO), kükürt dioksit (SO2), azot dioksit (NO2) ve ozon (O3) dur. Hava Kalitesi İzleme İstasyonları web sitesinden (http://havaizleme.gov.tr) hava kirliliği seviyesi hakkında doğru ve anlaşılabilir şekilde bilgi sağlanabilir.
 
HAVA KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER
 
•       Konutlarda ısınma için yüksek kalorili kaliteli kömürler kullanılması, en az yılda bir kez baca temizliğinin profesyonel kişilerce yapılması, soba borularının sıklıkla temizletilmesi, havalandırmanın düzenli olarak yapılması,
•          Kullanılan sobaların yakıt türüne uygun kalite belgeli olmasına dikkat edilmesi,
•          Doğalgaz kullanımının yaygınlaştırılması,
•          Kalorisi düşük olan ve havayı daha çok kirleten kaçak kömür kullanımından kaçınılması,
•          Kalorifer ve doğalgaz kazanlarının periyodik olarak bakımının yapılması,
•          Site ve apartman yönetimleri tarafından kalorifercilerin ateşçi kurslarına katılımının sağlanması,
•          Yeni  yerleşim yerlerinde merkezi ısıtma sistemleri kullanılması,
•       Sağlıklı ve hareketli yaşamın desteklenmesi amacıyla kısa mesafelerin yürünmesi ,  bisiklet ve toplu taşıma araçlarının kullanımının yaygınlaştırılması,
•          Çocuk, yaşlı, hasta ve hamilelerin  hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde sokağa çıkmaması önerilmektedir.
                                                                      
 
                                                                                  A D A N A  V A L İ L İ Ğ İ