İÇİŞLERİ BAKANIMIZ SAYIN SÜLEYMAN SOYLU’NUN BAŞKANLIĞI’NDA NARKOTİK SUÇLARLA MÜCADELE DEĞERLENDİRME TOPLANTISI DÜZELENDİ
 
Ankara’da Vali Galip Demirel Vilayetler Evinde düzenlenen toplantıya İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Muhterem İnce, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral İbrahim Yaşar, Sahil Güvenlik Komutanı Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanı Ömer Ulu, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Servet Yılmaz, Narkotik Daire Başkanı İbrahim Hakkı Seydioğulları'nın yanı sıra Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve 14 ilin valileri, emniyet müdürleri ve narkotik suçlarla mücadele şube müdürleri ile jandarma komutanları ve jandarma KOM şube müdürleri katıldı.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu toplantıda yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasının ticaret, tarım, ulaşım ve iletişim imkânları yüksek topraklar olduğunu belirterek, "Aynı zamanda bu topraklar ciddi güvenlik riskleri barındıran, sürekli olarak savaşlara, mücadelelere ve çatışmalara sahne olan topraklardır" ifadesini kullandı.
 
Yeni ortaya çıkan bütün suç ve tehlike çeşitlerinin yine bu topraklar üzerinde kendine ait bir etki alanı ortaya koyduğunu vurgulayan İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, savaş ve terörün icat olduğundan beri bu topraklarda eksik olmadığını, kaçakçılık icat olduğundan beri de bu toprakların geçiş güzergahı üzerinde kaldığını bildirdi.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Türkiye'de görev yapan bir emniyet mensubunun ve askerin görev sahasının ve uğraşmak zorunda kaldığı problem yoğunluğunun dünyadaki herhangi bir meslektaşından daha fazla olduğuna dikkati çekti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Türkiye'de bir suçlu ya da suç unsuru yakaladığınızda veya Allah muhafaza elinizden kaçırdığınızda bundan Türkiye'den başka Avrupa'nın herhangi bir ülkesi etkilenebilir. Dolayısıyla bizlerin atacağı ya da atamayacağı her adımın kelebek etkisiyle dünyanın birçok yerinde yansımalarının olması da mukadderdir ve biz bunu biliyoruz" diye konuştu.
 
Terörün küresel siyasette araçsallaştığına işaret eden İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Ortadoğu'nun yeniden dizaynı konusunda yapılan vekalet savaşlarının altyapısının Batı tarafından oluşturulduğunu, birtakım ülkelerin ulusal savaşların kontrolsüz yıkımlarından korunmak için üzerinde hesaplar yaptıkları bölgelerde "terör kartlarını" kullandıklarını aktardı.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Batı'nın, Ortadoğu ile birlikte Türkiye'yi de dizayn etme çalışmalarında uyuşturucu silahını da araçsallaştırma yöntemine gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
 
"Türkiye, doğusunda yer alan ülkelerde üretilen afyon ve türevlerinin ülkemize ve Batı'ya, Avrupa'da üretilen sentetik uyuşturucu ve türevlerinin ise ülkemize ve Körfez ülkelerine transferinde önemli bir kavşakta yer almaktadır. Doğu'da ekimi yapılarak üretilen uyuşturucunun Batı'ya ve dünyanın değişik yerlerine dağıtılmasına terörü finanse etmek uğruna göz yuman Batı medeniyeti, kendi laboratuvarlarında ürettiği ve daha ölümcül olan sentetik uyuşturucuların da Doğu'ya akmasına seyirci kalmaktadır. İki taraflı zehir akımının hiçbir yerinde ciddi bir engelleyici irade söz konusu değildir."
 
Kendi nüfus politikasıyla ilgili ciddi sorunu olan, nüfusu artmayan, giderek yaşlanan Avrupa'nın, gençlerini bu zehirden korumak için neredeyse hiçbir şey yapmadığına değinen İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, şu görüşlere yer verdi:
 
"Bugün bazı Avrupa ülkelerinde uyuşturucu alımı ve kullanımı yasak değildir. Kendilerince birtakım özgürlük gerekçeleri uydurmuşlar ve bu özgürlük gerekçelerinin etrafında yürüyorlar. Aslına bakarsanız uyuşturucuyu kitabına uydurmuşlar, vicdanlarını susturmuşlar ama işin farkındalar. Çünkü sentetik uyuşturucuya gelince, onu ısrarla Doğu'ya pazarlıyorlar, çünkü sentetik uyuşturucu ölümcül, kullanımı halinde de geri dönüşü maalesef mümkün değil."
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, savaş ve terörün acımasız mücadele araçları olduğunu belirterek, uyuşturucunun sadece bir mücadele aracı olmadığını, dünyanın geleceğini katletmek anlamına geldiğini söyledi.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, "Eğer siz dünyanın bir bölgesi için bir zehrin yayılmasına göz yumarsanız, elinizi ağırdan alırsanız mutlaka ama mutlaka bunun ucu size dokunacaktır. Avrupa, hayalperestlikten vazgeçmeli, uyuşturucu ile mücadele normlarını yeniden gözden geçirmelidir." ifadesini kullandı.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Türkiye için, eş zamanlı olarak mücadele ettiği terör örgütleriyle adi bir uyuşturucu satıcısının aynı anlama geldiğini bildirdi.
 
Türkiye'nin uyuşturucu ile mücadele kapasitesinin geliştirilmesi için bakanlık olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, 2014 Aralık ayı içerisinde 11 ilde başlatılan Narkotim Projesi için 19,4 milyon lira harcama yapıldığını, projenin tüm illere yaygınlaştırılması için yaklaşık 63 milyon liralık bütçe ayrıldığını dile getirdi.
 
Narkotimler kurulmadan önce 7 bin 764 olan "olaya müdahale" sayısının 2015'te yüzde 65 artışla 12 bin 827'ye yükseldiğine işaret eden İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Güvenlik birimlerimiz tarafından 2016 yılında gerçekleştirilen 31 bin 231 uyuşturucu operasyonunda yaklaşık 1 ton sentetik uyuşturucu, 17 milyon sentetik tablet ele geçirilmiştir. Birimlerimizce 2015 yılında piyasa değeri 2,6 milyar lira olan uyuşturucu madde yakalanmış, 2016 yılında da bu rakam 7,7 milyar lira olmuştur. Ülkemizin uyuşturucu ile mücadelesindeki bu başarılarına uluslararası raporlarda da yer verilmiştir. Nitekim 2016 Dünya Uyuşturucu Raporu'nda 2014 yılında dünya genelinde yakalanan eroinin yüzde 16'sının Türkiye'de yakalandığı ifade edilmiştir. Yine 2016 Avrupa Uyuşturucu Raporu'na ise 2014 yılında Avrupa'da ele geçirilen 6,1 milyon adet ecstacy tabletin 3,6 milyon adedinin, yani yarısından daha fazlasının tek başına Türkiye tarafından yakalandığı da belirtilmiştir."
 
Türkiye'de uyuşturucu ile mücadeleci kurum ve kuruluşlarca yapılan harcamaların her yıl kamu harcamaları adı altında hesaplandığını belirten İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, bu kapsamda 2016 yılında tüm mücadeleci kurum ve kuruluşlarca toplam 721 milyon 885 bin 443 lira harcandığını söyledi.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, yapılan yatırımların olumlu sonuçlarının 2017 yılının ilk 4 aylık verilerinde net bir şekilde görüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:
 
"Bugün itibarıyla gerçekleştirilen 31 bin 374 uyuşturucu operasyonunda, piyasa değeri 586 milyon olan 63 ton esrar, 3 ton eroin, 150 kilogram kokain ve 15 milyon adet sentetik uyuşturucu tablet ele geçirilmiştir. Bu operasyonlarda 14 bin 965 şüpheli yakalanmış ve adli mercilere sevk edilmiştir."
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 18 Haziran 2016 ile 3 Temmuz 2016 tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda, piyasa değeri 4 milyar lira olan muhtelif uyuşturucu ve ham maddenin, 5 Mart'ta başlatılan büyük çaplı operasyonda ise piyasa değeri 600 milyon lira olan esrar ve kök kenevirin ele geçirildiğini söyledi.
 
Bu operasyonlarla uyuşturucu ticaretinden Fetullahçı Terör Örgütünü'nün (FETÖ) de ciddi gelir elde ettiğinin tespit edildiğini ifade eden İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, bugüne kadar FETÖ mensuplarının yer aldığı şüphelilere yönelik 5 uyuşturucu operasyonu yapıldığını, bu operasyonlarda piyasa değeri 87 milyon lira olan çeşitli uyuşturucular ele geçirildiğini, 18 örgüt üyesinin tutuklandığını bildirdi.
 
Yeni nesil uyuşturucularla mücadeleye yönelik takibin, "Erken Uyarı Sistemi" ile yapıldığını ve 2008'den günümüze kadar 523 yeni nesil uyuşturucu maddenin "Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun" kapsamına alındığını anlatan İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, "Avrupa ülkeleri bu maddeleri kendileri için tehdit oluşturmadığı sürece yasal kısıtlılık altına almazken ülkemiz proaktif bir yaklaşım sergileyerek birçok yeni nesil uyuşturucu maddeyi daha ülkemizde görülmeden yasak kapsamına almaktadır" dedi.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, Türkiye'nin hem terörle hem de "terör" olarak nitelendirilen uyuşturucuyla eş zamanlı çetin ve başarılı bir mücadele verdiğine işaret ederek, "Bu işin en kritik unsuru, en önemli aracı, en etkili silahı insandır. Bu, sadece polisimizin, jandarmamızın, sahil güvenliğimizin vereceği bir mücadele değildir. Bütün vatandaşlarımızın katkı sağlayacağı bir süreçtir. Lütfen çocuklarımızı, okullarımızı, etrafta olup bitenleri dikkatlice takip edelim. En küçük bir bilgiyi bile bıkmadan, usanmadan kolluk kuvvetlerimizle, güvenlik kuvvetlerimizle, bakanlığımızla ve bununla ilgilenen bütün kurum ve kuruluşlarla paylaşalım" diye konuştu.
 
Hiç kimsenin, kendi çocuğunun uyuşturucu kullanmayacağını düşünmemesi gerektiği uyarısında bulunan İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, bu kötülüğü tezgahlayanların da kendilerine göre etkili yöntemler belirleyen, kötülükte uzmanlaşmış kişiler olduğuna dikkati çekti.
 
"Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadeledeki hedefi sıfır kullanımdır. Satışı sıfırlamak, ticareti sıfırlamak, kullanımı sıfırlamak. Bu, bizim hedefimiz olarak ortada durmalıdır" diyen İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"Terörde hedefimiz neyse uyuşturucuyla mücadeledeki hedefimiz odur. Sayın valilerimize söylemek istiyorum, günlük ajandanızın içerisinde her gün uyuşturucuyla mücadelede ne olduğu takip altında olmalıdır. Türkiye'nin gerek uyuşturucu satıcılığı gerek uyuşturucu kullanımı konusundaki yoğunluklu illeri, tehdit içeren illeri, aynı zamanda o illerdeki mahalleleri, o illerdeki satış yerleri tek tek çıkarıldı. Bunlar sizin elinizde bilgi olarak bulunmaktadır. Milletimizi bezdiren, korkutan, okula gönderirken 'Acaba çocuğuma bir şey olacak mı?' endişesine neden olan, akşam karanlıkta dışarıda kalan çocuğuna kimin musallat olacağı endişesini yaşatan uyuşturucudan ürken ailelerin bu ürkekliğini üzerinden alma görevi bizim görevimizdir, başkasının görevi değil. Bu da uyuşturucuyla mücadele ile olmaktadır. Klasik yöntemlerle bunu sağlayamayacağımız apaçık ortadadır. Çünkü konuşmamın başından beri ifade ettiğim tarz, sadece ticaret yapmakla gerçekleştirilen ve planlanan bir tarz değildir."
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, halk oylaması sürecinde gittikleri yerlerde ailelerin en çok uyuşturucu konusunda sitem ettiklerini anlatarak, "Bu, önümüzde dağ gibi meseledir ve biz bu dağı bitirmeliyiz" dedi.
 
Yetkililerin ajandalarının en başındaki meselenin, uyuşturucuyla mücadele olması gerektiğini vurgulayan İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, böylece ülke üzerinde uyuşturucu aracılığıyla plan kurmaya çalışanların bütün heveslerini boşa çıkaracaklarını, bunun da güvenlik birimleri ile vatandaşlar arasında oluşacak güveni en üst noktaya taşıyacağını kaydetti.
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, sabah saatlerine kadar uyuşturucu illetine bulaşmış evladının sağlıklı bir şekilde eve gelmesi için dua eden aileleri düşünerek toplantıyı sabah saat 08.00'de gerçekleştirdiklerini söyledi.
 
"Türkiye'nin üzerinde kötü emelleri olanlara 'Bu ülke üzerinde kimseye oyun hakkı ve fırsatı vermeyiz.' cevabını ortaya koymalıyız. Bizim işimiz sadece suçu ve suçluyu önlemek değildir, bizim işimiz bu medeniyeti hasarsız bir şekilde geleceğe taşımaktır" diyen İçişleri Bakanımız Sayın Soylu,, şunları söyledi:
 
"Avrupa'nın ortaya koymuş olduğu tezgahı hepimiz biliyoruz. Sırtımızı sıvazlayıp, 'Siz uyuşturucuyla iyi mücadele ediyorsunuz.' deyip bizi özellikle sentetik ve kimyasal uyuşturucular konusunda bir hedef ülke konumuna koyma gayretidir. Bu açık ve nettir. Burada da bir terör örgütüyle beraber, bilerek bilmeyerek, isteyerek istemeyerek, görünerek görünmeyerek ama sonuç olarak iş birliği yaptığı apaçık ortadadır. Doğal uyuşturucuların doğudan transferinin sağlanması, aynı zamanda aynı terör örgütü üzerinden batıdan kimyasal ve sentetik uyuşturucuların Türkiye'de hedef ülke olarak gençlerimizi, insanlarımızı zehirleyebilecekleri bir unsur oluşturması apaçık ortadadır."
 
İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, uyuşturucu ile mücadele konusunda işlerinin büyük olduğunu belirterek, milletin de sürekli konu ile ilgili çalışmaları takip ettiğini aktardı.
 
Uyuşturucu meselesinde hem takipçi hem de acımasız olacaklarını vurgulayan İçişleri Bakanımız Sayın Soylu, uyuşturucu satıcıları ile organizasyonu sağlayanların, yakalandıklarında başlarına neler geleceğini düşüneceklerini ve bu tavrın da sürekli korunması gerektiğini söyledi.